
Bir zamanlar kardeşiyle birlikte yaşayan, devasa ve insanımsı bir canavar, beklenmedik bir olay sonucunda kardeşinden ayrılır. Bu ayrılığın nasıl gerçekleştiği hâlâ belirsizdir. Ancak canavar için tek gerçek vardır: Kardeşini bulmak. Yıllar boyunca kaleleri, ormanları, dağları ve bütün diyarı dolaşır. Her geçen gün kardeşinin başına ne geldiğini bilmemek, içinde büyüyen korku ve öfkeyi daha da besler. Onu ararken birçok farklı insanla ve yaratıkla karşılaşır. Kimi zaman hayatta kalabilmek için onlarla anlaşmak, kimi zamansa yoluna çıkan engelleri ezip geçmek zorunda kalır. Çünkü kardeşini koruyabilecek kadar güçlü olmanın tek yolu budur. Uzun süredir peşinde olduğu son iz, onu yeni yeni kurulan bir şatoya çıkarır. Ancak bu bölge, son zamanlarda giderek artan ve sebebi açıklanamayan yangınlarla sarsılmaktadır. Şatonun farklı noktalarında aniden başlayan bu yangınlar, hem yerel halkta hem de görevliler arasında korku ve güvensizlik yaratmıştır. Hiç kimse bu felaketlerin nasıl başladığını ya da neden durdurulamadığını bilmemektedir. Böylesi bir kaosun ortasında canavar şatoya ulaşır. Onun gelişi, zaten kırılgan olan düzeni daha da gerer. Artık yalnızca kardeşine dair izleri ararken, aynı zamanda bu yangınların gölgesinde saklanan gerçeğe de yaklaşır. Kardeşine dair cevaplar ile şatodaki olaylar bir noktada kesişiyor gibidir. Ancak bu kesişimin ne anlama geldiği, tamamen ortaya çıkmayı bekleyen bir bilinmezliktir.

Geçmişte yapılan bir anlaşma, dengede kalması gereken bir gücü geride bırakır. Yıllar boyunca bu güç soylar arasında el değiştirir; kimi onu korumaya çalışır, kimi ele geçirmek ister. Ancak her aktarımda denge biraz daha çatlar. Zamanı geldiğinde 2 gencin yolları kesişir ve eski bir kontratın incelikleri tekrardan sınanır. Kontratlar sadece tarafları değil, niyetleri bağlar. Bazı insanlar sıradan hayatlar yaşarken, bazıları görünmeyen bir düzenin parçasıdır.Karşılaşmalar tesadüf değildir, duyulan sesler ve yapılan seçimler ise geri alınamaz sonuçlar doğurur. Hikâye; güç, arzu, kayıp ve irade arasında kurulan tehlikeli bağları konu alır.İyi ile kötü arasındaki çizgi bulanıktır.Herkes kendi doğrusu için hareket eder. Bu, tek bir kahramanın değil, dengeyi bozan insanların hikâyesidir.
▶ OkuSuccubus Contract

Güneş ve ay tanrıçalarının yarattığı dünyalar arasında çıkan savaş sonucu dünyaların geçiş kapısı mühürlenir. Cadılar bu mühürü kötü emelleri için açmak isterler. Bu yüzden ay tanrıçasının özünü taşıyan ay prensesini güneş tanrıçasının dünyasına lanetleyerek gönderirler. Bahsi geçen ay kraliyetinin prensesi o dünyayı keşfetmek ve oradan çıkmak için uğraşır. Bu süreçte yeni insanlarla tanışır ve hayatının aşkına sahip olur.
▶ OkuAy Işığının Peşinde

MAT, başına geçirilmiş bir çuvalla bilinmeyen bir yerde gözlerini açar. Kendisi gibi çocuklar kaçırılmıştır ve göğüslerine yazılmış numaralarla kimlikleri ellerinden alınmıştır. Ailelerinin onları, “büyülü güçleri var” bahanesiyle sattığını öğrenirler. Artık isimleri yoktur; sadece numaralardan ibarettirler. MAT’ın numarası 666’dır. Çocuklar “Program” adı verilen acımasız bir teste sokulur. Onlara kimseye güvenmemeleri, merhametin yasak olduğu ve hayatta kalmak için her şeyin serbest olduğu söylenir. İlk test, boş bir odada başlar; ortada yalnızca bir yastık vardır. Asıl sınav, çocukların birbirine ne kadar hızlı saldıracağıdır. 215 numaralı çocuk, soğukkanlılığı ve acımasızlığıyla öne çıkar. İlk gece, karanlıkta görme yeteneğini kullanarak MAT’ı öldürmeye karar verir. MAT uyuyor gibi görünürken, 215 boğazına uzandığı anda MAT’ın içinde bir şey uyanır. MAT’ın gözleri kırmızıya döner. İçindeki bastırılmış, karanlık güç kontrolü ele geçirir. MAT, 215’i vahşice öldürür. Kameraların arkasındaki yetişkinler dehşete düşer; onun bir çocuk değil, bir canavar olabileceğini fark ederler. MAT bilincini kaybeder. Uyandığında elleri kan içindedir ama hiçbir şey hatırlamaz. Aklında kalan tek soru şudur: “Ben ne yaptım?”
▶ Oku666 Protocol
0 yorum